İki kız kardeş olmama rağmen 8 kardeş gibi büyüdüm kuzenlerimle... Hepimiz dedemin apartmanında oturuyorduk. Annem, teyzem ve dayım da dedemin işlettiği okul kantininde çalışıyordu. O zamanlar herkesin alınmadığı, sosyetenin gözdesi Karataş Lisesi'nin kantini... Akşam yemeğini hep beraber anneannemlerde yer, sohbetler eder; sonra herkes uyumaya kendi dairesine giderdi. Alt katlarda kiracılar akrabamız gibi idi benim için... Nedendir bilmiyorum kaç yıl boyunca sadece hanımlar, kiracılar da dahil, herkes bir kaç tabak ikramla anneannemde toplanır; Sohbetli gülüşmeli sahurlar yaşardık. O kadar eğlenceli idi ki, sırf onlarla gülebilmek için küçük olmama rağmen hep sahura kalkardım. Oysa şimdi iki haftada bir gitmeme rağmen apartmandaki kiracıların çoğunu tanımıyorum. İnsan ilişkileri ne kadar değişti değil mi?

Bu sene şubat ayında Canım dedemi kaybettik. Ölmeden iki hafta önce benimle gözleri dolu konuşmuştu. Ben artık yoruldum, gidiyorum dediğinde çok kötü olmuştum. "Dede böyle konuşma çok üzülüyorum" demiştim. Ama biliyormuş, gerçekten gitti. Hem de kardeşimin doğum günü olduğu gün..!

 Ama gururluyum; çünkü en son sohbetimize bunu neden söyledi bilmiyorum " Sen hayırlı evlatsın " dedi bana. Gururluyum çünkü onunla bol bol sohbetler etmiştim. Hem anne tarafından hem de baba tarafından hep soyumuzu, geçmişimizi öğrenmeye çalışmışımdır. İyi ki sağken öğrenmişim. Mesela dedemin babası büyük dedem Osmanlı Süvari Askeri imiş. Atatürk'ü bizzat görememiş ama ona hayranlığını dedeme hep anlatırmış. O İsmet İnönü komutasındaymış. Baba tarafım da çok onurlu geçmişe sahip. Zamanında büyk büyük dedemiz tüfek tamiri ile uğraştığından Tüfekçi soyadını oradan almışız. Eşimin büyük dedelerinin de onurlu geçmişleri var; onlar muharebelerde şehit olmuşlar.

Aslında biliyorum biz TÜRK milletinin hepimizin ataları onurlu hikayeler yazmışlar. Biraz zahmet edip yaşayanlardan fırsatı kaçırmadan öğrenmek lazım.

Çok uzattım biliyorum ama hayatta tesadüfün olmadığına herşeyin bir mesajı olduğuna inanırım ben... Küçüklüğümde dedemin kantinin hasılatı olan kağıt paraları her akşam bankaya yatırıp, bozuk paraları eve getirdiğini hatırlıyorum. Bankanın hediye ettiği kumbaraları torunlarına dağıtırdı. Hani bölmeleri olan şeffaf kumbarar vardı ya işte onlar. Bozuk paralar sayılır, toptancılara vermek üzere küçük küçük poşetlenirdi. Dedem bana bozuk paralarla hesap yapmayı öğretirdi. Aferini alınca bozuk paralarla kumbarayı bir seferde doldurup dedeme gösterirdim. Ben doldurdum bile diye. Dedem çok gülerdi. Ne tuhaf; Dedem vefat edince bankada kalan bir miktar parasını annemler anneannemin başka bir bankadaki hesabına aktarırlarken ellerine sekiz adet demir birer lira vermişler. Annem dedenizden her toruna birer hediye bu birer liraları saklayın dedi" avucuma koyup... İşte o bir lirayı ömrümün sonuna kadar saklayacağım. Sanki bana oradan son esprisini yapmıştı.Şimdi metal bir kutuda. Bir mücevher kadar değerli benim için.

 Bir de her torununa şapka bıraktı. Şapka ve Kravatı çok severdi. Bendeki yazlık kasketi. Dışarıdan eve gediğimizde karşı duvardaki aynanın kenarında asılı ve bize hep hoşgeldiniz der gibi. Anneannemin yıllar önce kısmi feç geçirmişti, evde yatılı yardımcı bayan var. Oturup, yemeğini yiyebiliyor. Ama bebek gibi yardımla yürüyebiliyor. Annemler, teyzemler de aynı apartmanda İki haftada bir annemlere kahvaltıya gittiğimizde,hemen hemen her defasında yukarıya telefon edip " gel çok özledim diye ağlamaya " başlıyor. Kahvaltıdan sonra iniyoruz. Çocuklarım ona yaşama sevinci veriyor. Bakıcılar "arabanızın geldiğini gördüğünde çok heyecanlanıyor, çok seviniyor" diyorlar. Her Cuma da arayıp "Hayırlı Cumalar" diyorum. Anneanneme bahçeyle ilgili görüntü ve videoları her gittiğimde izletiyorum. Artık o da rüyalarında hep bizim bahçeyi görüyormuş. Mesela bugün telefonda görüştüm. Rüyasında bol bereketli patatesler hasat etmişiz bahçeden. Bizim için hep dua ediyor. Dedem göremeyeceğini söylemişti. Ama anneannem çok istiyor. İnşallah sağken bahçe yemyeşil olduğunda onu götürebiliriz. Onun en büyük hayallerinden oldu yemyeşil bahçe... 

0 yorum:

Yorum Gönder

Buradayım :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.