Elimde fotoğraflar biriktiği için hızlı hızlı geçiyorum. Fotoğrafta görülen kısımı önce biçtim. Sonra eşimle dönüşümlü çapa makinesi ile çapaladık. Sonra bu alana kendiliğinden çıkan domateslerden bir kaçını ve babamın yetiştirdiği salatalık fidelerini diktik.
Gönderen
Uzaylının mutfağı
yorum (0)
Gönderen
Uzaylının mutfağı
yorum (0)
Baumax'tan tanesi 19 Tl.den 5 uzun saksı aldım. Aslında bunları balkon için aldım ve sardunya dikeceğim. Ama fide yetiştirmeye yer kalmadığından geçici olarak fide yetiştirmeye ayırdım. Funda Toprağı-yanmış koyun gübresi karışımına;
Kandil Dolma Biber
Menderes Kıl Acı Biber
Seyrek Kıl Tatlı Biber
Süs Biberi (Yukarı Bakan)
Pala Közlemelik Kırmızı Biber
Topan Patlıcan tohumu ektim.
İsimlerini kağıt bantlara yazıp, bantları saksılara yapıştırdım.
Kemeraltı Hisarönü'ndeki Tohumcu Gökhan Kardeşime epeydir çiçek tohumu getir deyip duruyordum. Sonunda getirmiş. Epey bir çeşit aldım.
Alisyum
Akşam Sefası
Adaçayı
Sardunya
Lavanta
Şebboy (kokulu)
Ateş Çiçeği
Pembe Domates
Cam Güzeli
Mor Reyhan
Kasımpatı
Açelya
Kaktüs
Çilek Papatyası
Karanfil
Kudret Narı
Lif Kabağı
Petunya
Sabah Sefası
Çilek tohumu aldım.
Çoğunu bardaklara, bir kaçını da saksılara ektim.
Gönderen
Uzaylının mutfağı
yorum (0)
Bir süredir internette jeneratörü satışa çıkarmıştık. Depoda beklemesine gönlümüz razı olmamıştı. 3 ay kadar kullandıktan sonra zaten elektirik de almıştık. Netten bir alıcı çıktı. Jeneratörü Alaşehir'e göndermemizi istediler. Eşim kargo firmasını aradı. Fakat önceden sürekli anlaşmalı olmadığımız için kapıda ödemeli, böyle bir kargoyu götüremeyeceklerini söylemişler. Biz de babama rica ettik; alıcıyı da biz getiriyoruz diye bilgilendirdik. Bizim arabaya jeneratör sığmıyordu. Babamın Doblo arabası olduğu için ona ihtiyacımız vardı. İlk plana göre babam ve eşim birlikte gideceklerdi. Sonra ben de coştum, gezmek olsun diye gelirim dedim. Aynı şeyi annem de düşünmüş. Hep birlikte gitmek üzere anlaştık.
İlk önce annemlerin evine gidip, arabayı apartman önüne park ettik. Babamın arabası ile doğruca kayınvalidemin evine yöneldik. Çünkü jeneratör kayınvalidemin evinin deposunda duruyordu. Kayınvalideme yolda telefon edip geliyoruz dedik. Gidince jeneratörü arabaya yerleştirip vedalaştık ve Alaşehir'e doğru yola koyulduk.
Yolda sohbet, gırgır, müzik derken Alaşehir'e vardık. Alıcıyı arayıp, dükkanın tam adresini sorduk. Tarife göre gittiğimiz dükkanda bizi karşıladılar. Jeneratörü çalıştırıp denedikten sonra parayı ödediler. Dönüşte hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Hafif hafif de yağmur yağıyordu. Babam yolda birden sağa doğru yanaştı. Meğer fidancı görmüş, onun için durmuş. Babam "Sana ağaç sözüm vardı, 10 tane ağaç beğen" dedi. Kısa bir şaşkınlıktan sonra " tamam, olur" dedim. İndiğimizde açık kök meyve ağacı fidanlarının hafif toprağa gömülmüş ve isimlendirilmiş olduklarını gördük. Bir kısmının üzerlerinde meyve fotoğrafları da asılı idi.
10 tane açık kök fidan beğendim. Açık köklüler 5 Tl. idi. Ama bademler, muşmula ve papaz erik, saksı ve torbalara dikili idi. Eşim daha beğendiğin varsa alalım dedi. 5 tane de 10 tlye satılan fidanlardan seçtim.
Çisil çisil yağan yağmura aldırmadan, fidanları neşe ile seçip arabaya yükledik.
Aldığımız fidanlar:
Deveci Armut
Williams Armut
Santa Maria Armut
Japon Armut
Ege Ayva
Malatya Kayısı
Iğdır Kayısı
Şekerpare Kayısı
Golden Elma Her biri açık kök, 5 Tl. den aldık.
Kütahya Vişne: açık kök ( 10 Tl idi pazarlık yaptım ) 5 Tl.
Trabzon Hurması; açık kök 10 Tl.
Teksas Badem
Nonperial Badem
Papaz Erik
Muşmula Her biri tüplü ve 10 Tl. den aldık.
Tekrar eve dönmek üzere yola devam ettik. Hava kararmıştı, karnımız da epey acıkmıştı. Bir şeyler yiyebileceğimiz yer bulmak için hepimiz etrafımıza bakınıyorduk. Yol boyunca gittik, gittik, ama bir türlü bir yer beğenemiyorduk. Dışarıda yemek yerken hayal kırıklığı yaşamak korkunç oluyor. Hiç birimiz bu hayal kırıklığını göze almak istemiyorduk. Hem lezzet, hem hijyen açısından içimize sinecek yer arayışına devam ettik. O kadar acıkmıştık ki işi gırgıra vurup esprilerle kahkahalar atıyorduk. Ben kiremitçi tabelasını görünce "A... kiremitte köfte" dedim. Heyecanlandılar. " Yok yok sıradan kremitçiymiş" dedim ve güldüm.. Annem: " yavrum açlıktan kiremit yazısını bile kiremit köfte okuyor" diye nasıl gülüyordu. Neyse en sonunda canımıza tak edince bir benzin istasyonunda bir restorana girdik. Ben dışarıda kebap yerim. Ev yemeklerim güzel olduğu için dışarıda tercih etmem, değişiklik ararım. Ama öyle kebap denince her yer de güzel yapamıyor maalesef...
Kebaplar fena değildi. Mezeler harikaydı. Zaten kebaplar hazır oluncaya kadar biz mezelerle ekmekleri bitirmiştik. O derece acıkmışız. Hemen yenilerini getirdiler. Hizmet 10, hijyen 8 puan... Fakat kebaplara sadece 7 puan verebilirim. Etler satırda kıyılmış ama maalesef kuyruk yağı hissedilir derecede fazla idi. Bu arada pek sevdiğim gurme yorumumu da yapmış oldum. Ben her yerde puan veririm böyle... Bazen önüme bir yemek koyarlar ve kaç puan derler. Hatta annem bile...
Hizmet hakikatten 10 numaraydı. Etrafımızda dört döndüler. Hatta ben biraz üşüdüm diye sırtıma doğru ufo sobalardan birini açıp bana doğru çevirdiler. Memnun bir şekilde ödemeyi yapıp arabamıza bindik. Babamların apartman önüne geldiğimizde saat 10 civarı idi. Yol yorgunu olduğumuzdan 5 kat yukarıya çıkmak istemedik. Ağaçlar açık kök olduğu için tedirgindik. Hemen, ertesi gün dikmek için karar aldık. Bu yüzden kızımı annemlerde kalması için bıraktım. Böylece zamandan kazanacaktık. Ağaçları arabamıza yükleyip evimize döndük.
İlk önce annemlerin evine gidip, arabayı apartman önüne park ettik. Babamın arabası ile doğruca kayınvalidemin evine yöneldik. Çünkü jeneratör kayınvalidemin evinin deposunda duruyordu. Kayınvalideme yolda telefon edip geliyoruz dedik. Gidince jeneratörü arabaya yerleştirip vedalaştık ve Alaşehir'e doğru yola koyulduk.
Yolda sohbet, gırgır, müzik derken Alaşehir'e vardık. Alıcıyı arayıp, dükkanın tam adresini sorduk. Tarife göre gittiğimiz dükkanda bizi karşıladılar. Jeneratörü çalıştırıp denedikten sonra parayı ödediler. Dönüşte hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Hafif hafif de yağmur yağıyordu. Babam yolda birden sağa doğru yanaştı. Meğer fidancı görmüş, onun için durmuş. Babam "Sana ağaç sözüm vardı, 10 tane ağaç beğen" dedi. Kısa bir şaşkınlıktan sonra " tamam, olur" dedim. İndiğimizde açık kök meyve ağacı fidanlarının hafif toprağa gömülmüş ve isimlendirilmiş olduklarını gördük. Bir kısmının üzerlerinde meyve fotoğrafları da asılı idi.
10 tane açık kök fidan beğendim. Açık köklüler 5 Tl. idi. Ama bademler, muşmula ve papaz erik, saksı ve torbalara dikili idi. Eşim daha beğendiğin varsa alalım dedi. 5 tane de 10 tlye satılan fidanlardan seçtim.
Çisil çisil yağan yağmura aldırmadan, fidanları neşe ile seçip arabaya yükledik.
Aldığımız fidanlar:
Deveci Armut
Williams Armut
Santa Maria Armut
Japon Armut
Ege Ayva
Malatya Kayısı
Iğdır Kayısı
Şekerpare Kayısı
Golden Elma Her biri açık kök, 5 Tl. den aldık.
Kütahya Vişne: açık kök ( 10 Tl idi pazarlık yaptım ) 5 Tl.
Trabzon Hurması; açık kök 10 Tl.
Teksas Badem
Nonperial Badem
Papaz Erik
Muşmula Her biri tüplü ve 10 Tl. den aldık.
Tekrar eve dönmek üzere yola devam ettik. Hava kararmıştı, karnımız da epey acıkmıştı. Bir şeyler yiyebileceğimiz yer bulmak için hepimiz etrafımıza bakınıyorduk. Yol boyunca gittik, gittik, ama bir türlü bir yer beğenemiyorduk. Dışarıda yemek yerken hayal kırıklığı yaşamak korkunç oluyor. Hiç birimiz bu hayal kırıklığını göze almak istemiyorduk. Hem lezzet, hem hijyen açısından içimize sinecek yer arayışına devam ettik. O kadar acıkmıştık ki işi gırgıra vurup esprilerle kahkahalar atıyorduk. Ben kiremitçi tabelasını görünce "A... kiremitte köfte" dedim. Heyecanlandılar. " Yok yok sıradan kremitçiymiş" dedim ve güldüm.. Annem: " yavrum açlıktan kiremit yazısını bile kiremit köfte okuyor" diye nasıl gülüyordu. Neyse en sonunda canımıza tak edince bir benzin istasyonunda bir restorana girdik. Ben dışarıda kebap yerim. Ev yemeklerim güzel olduğu için dışarıda tercih etmem, değişiklik ararım. Ama öyle kebap denince her yer de güzel yapamıyor maalesef...
Kebaplar fena değildi. Mezeler harikaydı. Zaten kebaplar hazır oluncaya kadar biz mezelerle ekmekleri bitirmiştik. O derece acıkmışız. Hemen yenilerini getirdiler. Hizmet 10, hijyen 8 puan... Fakat kebaplara sadece 7 puan verebilirim. Etler satırda kıyılmış ama maalesef kuyruk yağı hissedilir derecede fazla idi. Bu arada pek sevdiğim gurme yorumumu da yapmış oldum. Ben her yerde puan veririm böyle... Bazen önüme bir yemek koyarlar ve kaç puan derler. Hatta annem bile...
Hizmet hakikatten 10 numaraydı. Etrafımızda dört döndüler. Hatta ben biraz üşüdüm diye sırtıma doğru ufo sobalardan birini açıp bana doğru çevirdiler. Memnun bir şekilde ödemeyi yapıp arabamıza bindik. Babamların apartman önüne geldiğimizde saat 10 civarı idi. Yol yorgunu olduğumuzdan 5 kat yukarıya çıkmak istemedik. Ağaçlar açık kök olduğu için tedirgindik. Hemen, ertesi gün dikmek için karar aldık. Bu yüzden kızımı annemlerde kalması için bıraktım. Böylece zamandan kazanacaktık. Ağaçları arabamıza yükleyip evimize döndük.