Belki fotoğrafları eklemek daha erken gibi gelebilir ama, yıllar sonra bahçenin ilk halinden son haline kadar nerelere geldik görmek istiyorum. İnşallah bir çok bahçede imrendiğim o güzel görüntüleri, bizde sizlere görüntüleyebiliriz. 


Atasözünün başka versiyonu: bakarsan bağ olur, bakmazsan orman!... Burası nasıl ıslah olacak bilmiyorum. Ama biz çok hevesliyiz. Kayınvalidem yol, yol, bir sene bu ot bitmez diyor.





Arazi 3 dönüm, İlk resim otlu görüntüde olduğuna bakmayın içi yerli domates dolu, sorduğumda otları bilerek temizlemiyorlarmış. Domatesleri aşırı sıcaktan koruyormuş. Yan tarladaki Şişe domateslerini görünce bir şeyi biliyorlar da söylüyorlarmış dedim. O resimleri de ekleyeceğim. 2. resimde kabaklar var. Sarı sarı görünenler onlar. Bu kısmı bıraktılar.Bu ayın ortalarında domatesler de son bulacak. Biz bu zamana kadar müsaade ettik; insanlık ölmedi ya... Köye gittikçe bize ısrarla sebzelerden toplayın diyorlar. Sağ olsunlar bu yaz domates, patlıcan'a, biber'e, hele kabağa öyle doyduk ki... Kabak kelimesi duyduğumuzda eşimle bakışıp kahkaha atıyoruz. Çok şükür bu sene bu kadar kabak yeter diyoruz.


Bu resimler de yan bahçeden, Komşular Domates toplarken; En soldaki kayınvalidem eskiden o da sebze bahçesinde çalışmış. Görünce çok mutlu oldu.Hemen yardım etmeye başladı.  


Sevgili kayınvalidem;

 Kızım toplanan domatesleri Lezzet testinden geçiriyor;



















Herkese Merhabalar! Biraz ürkek, biraz buruk, biraz heyecanla, ahçemizin (Henüz Tarla ) resimlerini paylaşmaya karar verdim. Bizim demek bile başka güzel duygu.( Aradığımız kaç ayı düşününce. Bakalım Allah'ın izni olursa neler gelecek elimizden göreceğiz. 

Bahçemiz İzmir ili, Torbalı ilçesi, Arslanlar köyünde, 3000 m2 büyüklüğünde...

Tamamen güneş alıyor. Hemen hemen her zaman, kuzeybatıdan rüzgar alıyor. Soğuğa dayanıklılık haritasındaki yeri 9b.

Bahçemizin ilk hali sebze tarlası idi. Satın aldığımızda yarısı yemeklik kabak çeşidi ekili ancak tohuma bırakılmış; diğer yarısı da domates ekili idi. Arazi çok otlu bırakılmıştı ve en önemlisi su yoktu..!


Biz bu sebze tarlasını, içinde bağevi olan, meyve ağaçları, sebzeleri ile günlük sebze ihtiyacımızı karşılayacak şekilde, kendi zevkimize göre sevdiğimiz çiçekler, ağaçlar, v.s. bitkilerle donatıp doğa içinde yaşanacak bir yer haline getirmeye çalışıyoruz. Ve bunu tamamen amatörce bizzat öğrenip uygulayarak, hiç bir profesyonel yardım almadan yapmaya çalışıyoruz ki kendi ortaya çıkardığımız eserimizle "İşte bunu biz başardık.." diyebilelim.

Hayalimizde bu bahçeyi, çeşit çeşit meyve ağaçları, böğürtlenler, sebzeler, tropik meyveler, üzüm bağları, güller ve sardunyalar, kaya bahçesi ve daha binbir çiçek, çalı süs ağaçlarıyla, çocuk oyun alanı, otopark, süs havuzu, belki yüzme havuzu, çiftlik hayvanları ile doğal ve cennet gibi yaşanılası bir yer yapmak var. Belki yapabilirsek bir yer daha alıp ticari bir meyve bahçesi de yapmak... Gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Amaç boş durmadan üretmek, hem kendimize hem de çevremize faydalı olmak...

Kendi tohumlarımızı kendimiz üretmeye başladık. Fideleri tohumdan yetiştirip bahçeye aktarıyoruz. Bahçede 60m.
Artezyen kuyusu açtırdık. Şimdilik salma sulama yapıyoruz. Ağaçların tamamı yerlerini alınca damlama sulamaya geçmek istiyoruz. Bir de büyük bir sulama havuzu yapmayı planlıyoruz. 

Bahçe toprağımı kumlu-killi toprak. Toprak verimliliğini arttırmak için kompost yapıyoruz. Artezyen için açılan devirdaim çukurunu kompost yapmak için kullanıyoruz.  

Ve bu işe başlayacaklar için diyorum ki; iyi ki önce artezyen kuyusu açtırdık. Bahçenin kalbi..!






Buradayım :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.