Geçtiğimiz Perşembe günü İzmir'in ünlü otellerinden birinin kuaför salonunu işleten kaynıma gittik. Hani şu Alsancak'taki Ege Palas Oteli... O gün ünlü biri, konsolos eşi, turist v.s.yoktu. Biz bize idik. Hem bayan hem erkek kuaförü ( L tipi ) bir arada olduğu için eşimle şöyle bir kendimizi toparladık. Sonra kızımız yanımızda şöyle bir Kıbrıs Şehitleri turladık. Eşim geçerken beni Kemeraltı'nda bırakıp kızımla eve doğru devam etti. Oğlum okuldan eve çoktan ulaşmıştı.
Arada bir yalnız dolaşmak iyi geliyor. Ne zamandır Hisarönü' ne uğramamıştım. Cami önündeki çiçekçilerden Lale, Nergis, Sümbül ve zinnia soğanlarından çeşitli aldım. Akşam pazarı: 5 adet Sümbül 5 Tl. 6 adet Lale 5 Tl. 7 adet Nergis 5 Tl. pakette 8 kadar Zinnia 5 Tl. ye aldım. Kızlarağası Hanı'na girerken tohumcu dükkanlarındaki Paketli çiçek tohumları dikkatimi çekti. Süs kabakları tohumu bile vardı. Çeşit çoktu. Paketi 2,5 Tl. Kızlarağası Hanına girdim. Her zaman uğramadan edemediğim bir yerdir. Bir dükkanda su kabaklarından yapılmış bir kablo üzerinde sıralı avize gibi birşeyler gördüm. Herhalde bahçe için yapılmış. Otantik bir fikir. Bir de Bitkilerden yapılmış sabunlar vardı.
Handan çıkarken sol tarafımda kaldırımda kocaman olmuş lantanaları gördüm. Vay be dedim kendi kendime daha 6 ay önce moda sitelerini takip eder, gezerken hep vitrin bakardım. YKM'nin arka sokağında Konak'a ilerlerken hep bahçeyi, hayallerimizi düşünüyordum. Daha önce hiç dikkat etmezdim sokaklara, kaldırımlara . Bizim Belediye çiçeklendirme konusunda iyi çalışıyor. Ne kadar çok çeşit var.
Bindim otobüse geldim eve... Ertesi sabah sabırsızlanıp, soğanları balkondaki saksılara hemen ektim. Derken, fotoğraflarını çekseydim iyi olurdu dedim. Ama onlar toprakta çoktan yerlerini almışlardı. Neyse artık Çiçekleri açınca çekerim, İnşallah diyeyim... :)
Gönderen
Uzaylının mutfağı
0 yorum:
Yorum Gönder